Televizyonun Konuşma Dilimize Etkisi
Televizyon dizilerimizde konuşma dilimizin doğal halinden çok uzak kullanıldığını görüyorum.
Bazı dizilerde farklı Anadolu ve Balkan Türkçe aksanlarını doğal konuşulduğu gibi gerçekleştirmeye özen gösterdikleri halde konuşmalardaki cümle yapısında ve halkın kullandığı deyimlerde büyük dengesizlikler yapılıyor.
“Allah” kelimesinden tiksiniyorlar mıdır bilmiyorum ama “inşallah” yerine “umarım” kullanılıyor. Hiçbir Anadolu köylüsü umarım demez. Örneğin Doğu Karadeniz aksanını güya becerebilmek için ellerinden geleni yaparlarken o rolleri canlandıranlara “inşallah” demeyi yasaklamışlar. Bu da o dizilerdeki konuşma dilinin yapmacık görünmesini ve soğuk algılanmasını getiriyor. Ayrıca dizilerin çoğunda “Allah” demek yasaktır; Tanrı demeleri zorunludur. Bir yandan doğal konuşma biçimlerini dizilerde esas almaya çalışırken bir yandan tiksindirici bir yapaylık içindeler. Allah lafzı konuşma dilimizde çok kullanıldığı gibi pek çok deyimlerimizde ve atasözlerimizde de yaygın olarak vardır.
Bir başka örnek “ve” bağlacının kullanılması:
Biz Türkler konuşma dilimizde “ve” bağlacını hiç kullanmayız. Yazı dilimize mahsus bir bağlaçtır. Ve bağlacı dilimize Arapçadan geçmiş, Osmanlıca yazı dilinin bir unsuru olduktan sonra dilimize iyice yerleşmiştir.
Konuşurken onun yerine “ile” bağlacını kullanırız.
Örnekler:
- Ahmet’le Kenan gelmedi.
- Tuzla ekmek almayı unutma.
Televizyon dizilerinde ise ve bağlacı sanki konuşma dilimizin bir unsuruymuş gibi sık kullanılır.
Dizi filmlerdeki konuşmaları yazan senaristler İngilizcenin etkisinde kalarak cümle kuruyor. Bu etki dublajlı Amerikan filmlerindeki Türkçe tercümelerde daha yoğundur ve bir ölçüde normal karşılanabilir. Ama Türk dizi filmlerinde konuşma dilimizin İngiliz dilinin gölgesinde olması üzülmemiz gereken bir gerçek. Yeri gelmişken bu senaristleri şiddetle kınıyorum.
İngilizce tercümelerin dilimize olan etkilerinin hiç mi faydası yok?
İngilizler hoşa gitmeyecek sözleri direkt kullanmaktansa sözü biraz uzatarak manayı yumuşatma alışkanlığına sahiptir. Son zamanlarda sıradan insanlarımızın bile televizyondan etkilenerek aynı şeyi yaptıklarına sıkça şahit oluyorum.
Örnekler:
Türk usulü: İngiliz usulü:
Çok pahalı! Pek ucuz değil.
Şimdi müsait değilim. Şu an çok uygun olduğum söylenemez.
Çok cimri biridir. Pek eli açık sayılmaz.
Annem çok hasta. Annem pek iyi değil.
Bu örneklerdekilere benzer yeni konuşma alışkanlıklarımız güzel. Konuşma dilimize yepyeni bir canlılık ve zarafet kazandırdı.
Etiketler: Dizi filmlerimizdeki türkçe, televizyonun dilimize etkisi, ve bağlacı
February 8th, 2008
saat: 9:28 pm
[...] Dizi filimlerimizde doğal olmayan bir Türkçe kullanılması ile ilgili güzel ve ilginç bir yazım.. Okumak için tıklayın:
February 9th, 2008
saat: 12:14 am
Lanet olsun adamım! Senin sorunun ne, biliyor musun? O koca beyaz poponun kafandan büyük olması!
Eheh, yukarıdaki üç cümleyi çok seviyorum ben. Yalnız dalga geçmek için güzel olsa da televizyonda daha “doğal” cümleler, kelimeler duymak daha iyi olacaktır tabii. Yukarıdaki cümleler çok abartılı ve saçma çeviriler olduğundan dolayı (Hatta son cümle, Türkiye’de siyahi pek vatandaş olmadığından dolayı kültürümüzle de uyuşmuyor.) günlük hayatımızda kullanılmıyor ama bahsettiğin cümle ve kelimelerin girmesi rahatsızlık verici tabii.
***
Cevap:
Dublaj için tutulan çevirmenler çok kalitesiz iş yapıyor. Verdiğiniz örnekteki “adamım” Türkçeye “Lan” diye çevrilmeliydi mesela.
ingilizcede bir hitap sözcüğü olarak da kullanılan “man” Türkçeye bazı durumlarda “lan” yada “ulan” olarak çevrilebilir. Ama ingilizcede genelde iyi anlamda kullanıldığından dolayı her zaman “lan” anlamına gelmez. Bir ara çok fazla sayıda çeviri hataları sayabiliyordum. şimdi film izlemeye izlemeye unutmuşum.
Bizim yerli dizilerde ise her ne kadar doğal konuşmaları sergilemeye çalışsalar da, bu senaryoları yazanlar bazı komplekslerinden kurtulamadıkları için halkın yadırgadığı hataları çok sık yapıyorlar. Herhangi bir filmin bir sahnesinde karadeniz veya doğu anadolu aksanıyla konuşan bir köylünün “umarım” demesi hiç bir şekilde gerçekçi değil. Aksanı gerçekçi yapmaya çalışırlarken başka yerlerden işi bozuyorlar.
February 9th, 2008
saat: 12:48 am
Güzel bir yazı olmuş. Çok dikkatlisiniz! Böyle bir konuya değinmek biraz derin düşünmeyi gerektiriyor galiba.
***
Cevap:
Bunun çok dikkatli olmakla da derin düşünmekle de alakası yok. Anadili Türkçe olan her sıradan Türk vatandaşının yadırgayacağı şeyleri yazdım.
Esas konu ise Türk dizi filmerinde aksanlara, doğal konuşmalara önem verilmesinin yanısıra büyük dengesizliklerin yapılıyor olması.